Lütfen… Bana bir koyun çiz!
27 Nisan 2008 Kategori: Günlük, Kitap & Dergi 2 yorum »
Yanda gördüğünüz koyunu sürekli cüzdanımda taşıdığımı öğrendiğinizde belki de fazla çocuksu olduğumu düşüneceksiniz; doğrudur.
Okumanız için size bir kitap önermemi isteseydiniz önce bir çocuk kitabını önerirdim size: Küçük Prens’i. Onu daha önce okuduğunuzu söyleseydiniz, şimdi bir daha okumanızı önerirdim. Çocuk kitabı olduğu için okumayı reddetseydiniz ne kadar pişman olacağınızı anlatırdım belki de.
Ve (belki de önerimi dikkate alıp) Küçük Prens’i okuduktan sonra sizin için bir şeyler değiştiyse, bir süre sonra onu kitaplığınızdan çıkarıp yeniden okuyacağınızı biliyorsanız, istemez miydiniz size bir koyun çizecek birisini tanıyor olmayı? Ne mutlu bana ki, sevgili Feyza’nın armağanı, küçücük gezegenime uygun bir koyunum var.
Gökyüzüne bakın ve sorun kendi kendinize: Koyun çiçeği yedi mi, yemedi mi, evet mi, hayır mı? Göreceksiniz ki her şey değişiyor…
Ve hiçbir büyük insan bunun bu denli önemli olduğunu hiçbir zaman anlayamayacaktır!
Hugo nasıl konuşuyor?
14 Şubat 2008 Kategori: Günlük, Teknoloji, Web Gezgini 3 yorum »
Çocukluğumdan beri merak etmişimdir Hugo’nun ekrandaki yüzünün nasıl konuşmayla senkronize olabildiğini.
Bir ara Korkut ile Ürküt diye bir yarışma vardı hatırlarsanız. Onunla ilgili bir şeyler araştırıyordum ki karşıma ITE çıktı. Hem Korkut ile Ürküt’ün hem de Hugo’nun yaratıcısı ITE diye Danimarkalı bir firmaymış. Dünyanın en büyük interaktif televizyon oyunları üreticisi. Web sitesi www.ite.dk. Merak ediyorsanız firmanın hazırladığı TV formatlarıyla ilgili bir sürü bilgi ve video var sitede. Ama benim ilgimi en çok Hugo’nun nasıl çalıştığını anlatan şu sunum çekti:
http://www.ite.dk/download/Presentation.wmv
Dünden bugüne yüzlerce teknolojik icadın sergilendiği, modern teknolojilerin/aletlerin nasıl çalıştığını öğenme fırsatı sunan Rahmi M. Koç Müzesi 4 Ocak 2007′ye kadar uluslar arası bir sergiye ev sahipliği yapıyor: The Genius of Leonardo (Leonardo: Evrensel Deha). Sergi, Da Vinci’nin çizimlerinden yola çıkılarak üretilen 1:1 boyutlu 40 adet çalışabilir mekanizmadan oluşuyor. Sergiyi gördükten sonra bu müthiş adamın zihnine bir kez daha hayran olmamak elde değil.
Sergi Rahmi M. Koç Müzesi’nin içinde, giriş için ekstra bir ücret ödemiyorsunuz. Müzeye öğrenci girişi 3.5 YTL. Eğer henüz Rahmi M. Koç Müzesi’ni bile görmediyseniz hiç düşünmeyin, mutlaka uğrayın. Müzeyi daha önce görmüş olsanız bile Leonardo sergisi için yeniden görmeye değer.
Teknolojide çareler tükenmez
24 Kasım 2006 Kategori: Günlük 14 yorum »
Vize haftasındayım ve teknolojiye sonsuz bir güven duyduğum için sınav takvimimi bilgisayarımda saklıyordum, çıktısını alma ihtiyacı bile duymamıştım. Ta ki iki gün önce akşam elektrik kesilene kadar… Elektrik kesilene kadar annem ertesi günkü sınavımın kaçta olduğunu 2 kere sormuş, ben de “bilmiyorum, sonra bakarım” demiştim. Sonra olup da elektrik kesilmiş, daha sonra (geceyarısı) olduğunda elektrik hala gelmemiş, ben de sınav saatimi ve sınıfımı öğrenememiştim. Saat 2.30 olduğu için arkadaşlarımı arayamazdım.
Elektrik kesikken Pocket PC’mde kitap okuyarak şarjını bitirmeseydim dial-up internete bağlanıp takvimi indirebilirdim ama şarj bitmişti bir kere. Sabahın köründe kalkıp elektriği tekrar kontrol etmek üzere alarmı 6.00′a ayarlayıp uyudum. 6′da uyandığımda elektrik hala gelmemişti. Alarmı 7′ye ayarlayıp yeniden uyudum ve 7′de hala elektriksiz bir ortamda uyandım.
Teknolojide çareler tükenmezdi! Cep telefonumu açtım, GPRS üzerinden fakültemin sitesine bağlanıp sınav takvimini download ettim ama takvim Excel dosyası olduğu için Symbian işletim sistemli telefonumda açılmayacaktı. Dosyayı telefonun MMC kartına kaydettim ve kardeşimin henüz şarjı bitmemiş dizüstü bilgisayarına doğru yol almaya başladım. Laptop’ta bütünleşik kart okuyucu vardı ama olmasa da MMC kartı dijital fotoğraf makineme takıp flaş disk olarak görüntüleyebilirdim. MMC kartımı bilgisayara taktım, takvimi buldum ve açtım. Sınav 13.30′daydı. Teknolojiye teşekkür edip yatağıma geri döndüm.
Dün CeBIT Bilişim Eurasia fuarındaydım, fakat çok fazla gezme fırsatı bulamadığım için izlenimlerimi şimdilik aktaramayacağım. Genel olarak renkli ve görülmeye değer bir fuar olduğunu söyleyebilirim ama yine de 20 YTL’lik giriş ücreti çok fazla. Sanırım hafta sonu bir indirim ve yine müthiş bir kalabalık olacak. Fuarı ziyaret etmek ve bir şeyler görmek istiyorsanız ziyaretinizi hafta sonuna bırakmayın derim.
Ben bugün (cuma) yine 5. salonda 331 numaralı PCnet standında olacağım. Görüşmek ve avantajlı abonelik seçeneklerinden yararlanmak isteyenleri standımıza bekleriz.
Dünyanın en anlamsız metin reklamı
14 Ağustos 2006 Kategori: Günlük 15 yorum »
Windows Live (MSN) Messenger’da metin tabanlı reklamlar uzun zamandır destekleniyordu ama Türk kullanıcılar için bu reklamlar yeni yeni ortaya çıkmaya başladı. Konuşma penceresinin altında çıkan bu reklamlar tek satırlık bir yazıdan ibaret. Hal böyle olunca anlatılmak isteneni anlatmak için kullanılacak cümleler üzerinde çok iyi düşünülmesi gerekiyor. Düşünülmezse, işte böyle saçmasapan bir sonuç çıkıyor ortaya:
Hey TRKCLLliler! CAKKIDI için 1, SLALELER için 6 yaz 3055e gönder
Bu reklam metnini okuyup da bir şey anlamak zaten mümkün değil, ama biraz akıl yürütmeye bir noktaya kadar kavrayabiliyorsunuz. Mesela bunun muhtemelen cep telefonları için bir zil sesi reklamı olduğunu çıkarabiliriz. TRKCLLliler Turkcell aboneleri olsa gerek. CAKKIDI ve SLALELER ise şarkı isimleri olmalı. Benim Türk pop müziğiyle aram pek iyi değil. Eğer bunlar çok popüler ve herkesçe bilinen şarkıların isimleriyse ne ala, yok eğer değillerse bu ne saçma bir reklamdır?
Her gün lanetler okuduğumuz, e-mail kullanıcılarının en büyük belası spam mesajlar artık ceplerimize giriyor. Bugün hayatımın ilk spam SMS’ini aldım. Nereden ya da neden geldiğiyle ilgili hiçbir fikrim yok. Mesaj şöyle:
Kimden: GOLDENBEACH
Uluslar arasi odullu Club Golden Beach de firstclass tatil devam ediyor. Dev aquaparki, altin kumsali ve muhtesem yemekleri ile keyifli bir tatil. 0242 444 7373
Konuyla hiç alakam yok. Hiçbir seyahat acentasında kaydım yok. Tatilimi de yapmışım, daha dün dönmüşüm. Ne olur telefonumu rahat bırakın. Her gün e-posta adreslerime gelen 250 spam mesaj yeterince bezdirici zaten.
Şu an saat 5.30. Webmaster’ın El Kitabı bölümünü yeni bitirdim. Şimdi yatacağım ve 8.30′da kalkıp okula giderek finallerimden birine gireceğim. İşte PCnet’i hazırlamak için böyle çalışıyoruz.
Adı: Selim Şumlu


