Binary People
9 Haziran 2006 Kategori: Günlük, Web Gezgini 40 yorum »
ThinkGeek’te dolaşırken gördüğüm şu t-shirt beni benden aldı. Şöyle diyor:
There are only 10 types of people in the world: Those who understand binary, and those who don’t.
Anlamadıysanız da üzülmeyin ![]()
Adı: Selim Şumlu



10 Haziran 2006 18:51
Anlamadıysanız da üzülmeyin
Herkes ingilazca! bilmek zorunda mı?
Bu sorumu anlayamadıysanız üzülmeyin
10 Haziran 2006 19:03
Aslında anlamayanların İngilizce bilmeyenler olacağını düşünerek yazmadım. Sizin için Türkçesini de yazayım:
“Dünyada sadece 10 çeşit insan vardır: İkili sistemi (binary) anlayanlar, ve anlamayanlar.”
11 Haziran 2006 11:46
bence sende anlayamamışsın. Dünyada sadece 2 çeşit insan vardır diyor. 10 binary oalrak 2 demek binaryden anlayanlar ve anlamayanlar
11 Haziran 2006 11:58
[...] Neyse sözü fazla uzatmayalım. Arkadaş bu mesajı göünce çok güldüğü yazmış ama anlamadığı mesaja gülmesi biraz enteresan tabi. Mesajı anlayamayanlara üzülmemelerini söylemiş ve açıklamış. Tabi ekndi anladığı gibi açıklamış. Bence komik duruma düşmüş.Eğer blog sahibi benim yorumumu silmez ise adresi vereyimde bakın. Biraz enteresan gelmesinin nedenini belki anlarsınız. Herkesi bilgisayar biliyorum diye gezmesinin sonucu diyelim biz bu işe, sonumuz hayır ola.. [...]
11 Haziran 2006 12:21
İngilizceden Türkçeye çevirirken ikili sistemi de onlu sisteme çevirmiyoruz. Ben esprinin ne anlama geldiğini biliyorum tabii ki.
Bilirsiniz, bir espriyi yaptıktan ya da fıkrayı anlattıktan sonra onu açıklamaya çalışmak ya anlamadığını düşünmektendir ya da karşıdakini salak yerine koymaktan.
Asıl siz espriyi anlamadığımı nereden çıkardınız, ben onu anlamadım. Benim blog’umu takip edenler ortaokulda ikili sistemi öğrenmiş ve bilgisyarların ikili sistemi temel aldığını bilen insanlardır. Onlara böyle bir açıklamayı yapma gereği duymuyorum. Sizin blog’unuzu daha düşük seviyeli insanlar takip ediyorsa bir açıklama yapmanız gerekir elbette.
Benim anladığım kadarıyla sizin ne ThinkGeek’ten haberiniz var (bu sitenin ziyaretçisi binary sistemi bilmeyecek öyle mi?), ne PCnet’ten haberiniz var (Türkiye’nin en çok satan bilgisayar dergisini ikili sistemi bilmeden mi çıkaracağız?) ne de benden haberiniz var (Google Türkçe çevirmeni basit bir cümleyi Türkçeyi çeviremeyecek mi sanıyorsunuz?).
11 Haziran 2006 12:33
hehehe!!
Niye bu kadar kızdıgını anlayamadım yarası olan gocunur. Ben kimimi oku istersen bu sorulara cevap alırsın. Ayrıca ingilizceye çevirmekle binary’e çevirmek aynı şey değil.
Neyse sana googleda ve Pcnette başarılar
11 Haziran 2006 12:46
Kendim için kızmıyorum, yanlış anlaşılmasın, okurlarımı salak yerine koyduğun için kızıyorum.
Burada ismini anmayacağımız bir dergide konuk editörsün sanırım, ve 3-5 tane satan o derginin binary bilmeyen okurlarının seviyesine bakarak PCnet okurlarını yargılama cüretinde bulunuyorsun. Ben sana gerçeği söyleyeyim, her PCnet okuru binary okuyacak ve bu espriyi anlayacak kadar bilgi sahibidir.
Sizse ancak bilerek “açıklanmamış” bir mesaja bakıp “yazarı da anlamamış” diye düşünürsünüz.
11 Haziran 2006 14:58
Bu espiriyi anlayabilmek için illa binary bilmekmi gerekiyor?
Geyik olsun diye yapılan espirili yazıdan illa birşeyler bilmek veya mantık aramak ne kadar doğrudur ki?
Sonuçta bu matetemetikçilerin aralarında yaptığı bir espiridir kimsenin kimseyi kötülemesine hiç gerek yok.
Soru: 83′ten 7′yi kaç kez çıkarabilirsiniz ve sonuçta kaç kalır?
Cevap:İstediğim kadar çıkarabilirim. Sonuçta hep 76 kalır
Soru:Kareleri hareket etmekten koruyan nedir? Cevap:Karekökleri
Şimdi bu espirilerde de mantıkmı arayacağız, sonuç olarak ikiside tebessüm etmek için yapılan espiriler.
bu arada dergi atışmaları hiç hoç değil, ben her iki dergiyide alıp okuyorum ve bu tür dergi kötülemelirinide hiç hoş bulmuyorum. İlla dergi okuları binary bilecek diye bir mecburiyette yok sanırım.
son olarak tartımayı başlatan arkadaşa söylemek istitorum, eğer yapılan espiriyi beğenmediyseniz daha iyisini kendi bloğunuzda yapın ama lütfen yapılan espirinin güzelliğine gülün başka şeylere değil
saygılar
11 Haziran 2006 19:04
Bak canım önce terbiyeli olacaksın sonra konuşacağız burda mahalle kavgası yapmıyoruz yani en azından ben yapmıyorum sen yapmaya çalışıyorsan onu bilmem.
Dünyada ne olursan ol önce adam ol demişler. Ben hiç bir pcnet okuruna yada yazarına bundan önceki mesajlarımda birşey söylemedim. Gene sen yanlış anlamışsın, yazdıklarıma tekrar baktım ama böyle birşey göremedim olayı pcnet tarafına çevirip yandaş aramaya kalkma.
Ayrıca sen hiç bir dergiye 3-5 tane satıyor diyip hakaret edemezsin. Bu konuda manevi tazminat davası bile açabilirim, dergi adına değil kendi adıma bile açarım bunu, uğraşan sen olursun.
Ben o 3-5 adet satıyor dergide konuk editör falan değil ücretli ve kadrolu bir çalışanım. Ben hiç bir pcnet okuruna birşey demedim ama sen durduk yere Byte okurları hakkında şaçma sapan konuşarak seviyeni belli ettin sağol.
Ve ben şunu söyliyeyimki tüm pcnet okurları yada tüm Byte okurları yada herhangi bir derginin tüm okurları binary biliyor diye bir kural yok, kendinizi büyültmekten ve birşey sanmaktan vazgeçin. Ben sana binary ile ilgili yapıaln bir espriyi adam gibi yanlış anlamışsın dedim konuyu öyle bir çarptınki konu buralara geldi.
Ayrıca kendim için kızmıyorum pcnet okurları için kızıyorum demişsin ve bence yalanın daniskasını söylemisşin.Ben hiç bir okura birşey demedim sen bilinçli olarak konuyu çarpıtmışsın ve ayara dergiyi falan katmışsın sana çok gülüyorum. eğer kendin için kızmasaydın bu kadar senaryo yazmadın ve bu kadar laf edemezdin. binary bilip bilmemek önemli değil sen bunu kişisel sorun yapmışsın, önemli olan herhangi bir ortamda konuşurken yada birşeyi anlatırken olayları çarpıtmayıp dürüst olabilmek.
Bence sağda solda ben şuyum ben buyum diye hava atacağına açıp 8086/8088 yada Von Neumann mimarisini falan öğren o zaman komplekslerinden kurtulup herkesle, her platformda ve açık açık, dürüst bir şekilde tartışabilecek cesareti kendinde bulursun umarım.
Google’ı Türkçeye çevirmen bana senin ingilizce bildiğini gösterir başka birşey ifade etmez.
Açıklanmamış mesajımı yanlış anladın demişsin,o zaman niye anlamayanlar için açıklayayım yazdın. Neyse sana tavsiyem biriyle tartışırken bile olsa karşındakini yermeye çalışmadan konuş bu en büyük erdemdir ve durup dururken bir daha Byte okurları yada benim blog okurlarım hakkında bu tip ithamlarda bulunma. Senin o 3-5 satıyor dediğin dergide de emek var ve emin ol pcnetten fazla. Ayrıca yazarlarımızın hepsi bilgisayar biliyor.
Pcnet hakkında olmayan yorumlarımı var gibi düşünüp mesaj atmışın bari boşuna mesaj atmış olma. Pcnet hakkında tek söyliyeceğim söz benim gözümde Pcnet = Windows’tur gerisinin anlayabilirsen sen anla.
11 Haziran 2006 21:33
Ya bu iki dergi elemanları neden birbirleriyle atışıyor yav.En çok ben biliyorum,hayır ben biliyorum gibisinden.En büyük iki dergisiniz işte birbirinizle koordineli bir biçimde hareket edip ülkeyi geliştirmek varken sürekli dergilerde,forumlarda atışıp duruyorsunuz.Sorsak iki tarafta suçsuzdur…
11 Haziran 2006 21:47
haklısın aslında. benim anlamadığım hiç bir şey yokken dergilerin falan karıştırılması ve yazmadıklarımı yazdım gibi gösterilmem. ben sadece mesaj hakkında fikrimi söyledim demekki arkdaş hep olumlu tepkilere alışmış aksine birşey söyleyince alınıyor. konu gereksiz yere çok abartıldı.
Ayrıca bir konu daha varki bu bence sorunun başlangıçı sayılabilir, hem buraya gelen herkes binary’i biliyor diyorsunuz, hemde mesajı anlayamadıysanız üzülmeyin diyorsunuz. neyse iyi geceler herkese.
12 Haziran 2006 01:07
Buradaki en önemli şey, sizin buradaki espriyi anlamadığımı UYDURMANIZ (bunu nasıl anladığınız meçhul, çünkü cümlenin Türkçesini yazmak dışında hiçbir açıklama yapmamışım) ve kendi blog’unuzda gerek bu mesajla gerekse benimle ilgili atıp tutmanız.
“Açıklanmamış mesajımı yanlış anladın demişsin,o zaman niye anlamayanlar için açıklayayım yazdın” demişsiniz. Aslında sizin bütün atıp tutmalarınız da bu iddia üzerine kurulu. Acaba burada öyle bir şey yazıyor mu? İsterseniz bir arama yapın da emin olun (Hayır, hiçbir mesajı değiştirmedim). Kısacası ya yazılmış olanları yanlış okuyorsunuz/anlıyorsunuz, ya da yalan söylüyorsunuz.
Bir not: 2. yorumdaki cümle, 1. yorumun cevabıdır. Tek başına okunduğunda yanlış anlaşılabilir. Aslında şöyle demek lazım: “Anlamadıysanız da üzülmeyin” cümlesini, İngilizce bilmeyenleri düşünerek yazmadım. O nedenle Türkçesini de vereyim, anlamayan yine anlamayacak.
Bence sizin yanlış anlamanız da buradan kaynaklanıyor (sadece bir tahmin). Üstüne basa basa bunun bir açıklama olduğunu söylüyorsunuz, ama öyle bir şey yazmıyor.
12 Haziran 2006 03:06
kendi blogumda bu konu hakında atıp tutmadım adresini isteyenler için vereyim girip baksınlar yada http://www.yazilimci.org/ali
.
Ayrıca herhangi bir konuyu siz yada ben anlamamış olabiliriz bunda durduk yere gonucup durduk yere bana dergimin okuyanlara laf atıyorlar gibi bir iftira atıp benim dergimin okurlarına laf edemezsiniz. Ben yanlış anladığım birşey olusra söylememeye çekinmem ve gocunmam bu konuda çok rahatımdır fakat ben sizin ilk yorumlarınızı tekrar okudum ve hala aynı fikirdeyim alttaki yorumda bunu açıklıyor zaten bence anlamayanların ingilizce bilmediği için değil başka birşey bilmediği için anlamadığını söylemişsiniz ve açıklamışsınız ama binary bilmeyen gene anlamaz oysa siz anlamayanlar için demişsiniz.
“Aslında anlamayanların İngilizce bilmeyenler
olacağını düşünerek yazmadım. Sizin için Türkçesini de yazayım:
“Dünyada sadece 10 çeşit insan vardır: İkili sistemi (binary) anlayanlar, ve anlamayanlar.” ”
Ayrıca bu üstteki senin yorumun tekrar oku bakalım burada ingilizce bilmediğiniz için anlamıyorsunuz mu yazıyor yoksa binary bilemeyenler için mi açıklıyorum diyorsun. Birde tüm bloguma girenler ikili sistem biliyor diyorsunuz kendinizle çelişiyorsunuz.
Neysa ya konuyu daha fazla uzatıp seninle daha fazla muhattap olmayacağım çünkü yazdıkların hem iftira hemde zıt şeyler sana windowsunda başarılar. Böyle şeylerden hemen gıcunma bilmemek ayıp değil ve bence biraz daha dürüst olmaya çalış
21 Haziran 2006 19:00
Aslında bu blogdaki ilk yorum bana ait.
“Anlamadıysanız da üzülmeyin

Herkes ingilazca! bilmek zorunda mı?
Bu sorumu anlayamadıysanız üzülmeyin
gönderen: hakan-b 10 Haziran 2006 - 18:51″
Ben aslında o yazıyı yazan kişiye herkes anglosakson dili (ingilazca! oluyor) bilmek zorunda değil. Bir şey varsa Türkçesini yaz da bizde anlayalım demek istemiştim. Ama aradan geçen 11 günde ne tartışmalar yaşanmış. Hayal bile edemezdim. Neyse ben elektrik teknikeri bir bilgisayarcıyım. Hayatımın yarısı zaten bin., hex., dec., oct. sayı sistemleri ile uğraşarak geçti ama ben yabancı dil olarak Alamanca öğrendim. Ve kendimi bildim bileli ingilazcaya! kıl kapmışımdır.
Kusura bakmayın ingilazca! deyip duruyorum. Aslında onun çok güzel bir anısı var bende. Ama anlatması çok uzun sürer (zaten bu yazıyı okuyanları da ilgilendirmez). Ama bu espri olmayan gülünecek birşey bulunmayan yazının yorumları beni biraz güldürdü. Ama birazda üzdü. Bence dergilerinizin isimlerini kirletmeyin. Herkese iyi günler dilerim. Hoşçakalın.
21 Haziran 2006 19:13
Şimdi ilk birkaç yorumu tekrar okudumda dünyada 10 çeşit insan vardır demek sonrada 2 kategoriye indirmek zaten saçmalık olmuş. maxcoder arkadaşım ilk hatanı orada yapmışsın. Ali arkadaşımız hatanı düzeltme iyiliğini yapmış ama sen onu da anlamak istememişsin. Her halde güneş çarptı diyorum bu sıcak günlerde. Şimdi yazıyı daha iyi anlayıp gülebiliyorum.
Neyse! iyi günler…
21 Haziran 2006 19:17
Bu arada üstüne basa basa dediğin gibi Türkçe’ye kazandırdığın o güzel Google hizmetleri için teşekkür etmek istiyorum. Sayende Alamanca kullanmaktan kurtuldum; sağolsın. Eline, emeğine sağlık.
21 Haziran 2006 22:28
İyide Hakan-b, t-shirt’in üstünde yazan’ı birebir Türkçeye çevrilmişi ne olur? Aynı MaXCoDeR’ın çevirmesi gibi. Sizin dediğiniz gibi olması demek, esprinin açılmış hali demek. O zaman ne anlamı kalır o esprinin? Ali’nin yapmış olduğu düzeltme değildir. Espriyi çevirmektir.
24 Haziran 2006 09:26
analiz yeteneği maalesef yoksun bir milletiz. espri çok güzel, yaratıcı… zaten tamamıyla binary sistem üzerine yapılmış, dolayısıyla maxcoder bu yüzden buna güldüm deyip buraya yazmış, anlamaması diye bişey sözkonusu olamaz başka bir espri yok ki cümlede. Türkçe’ye çevirirken de tabi ki aynen yazıldığı gibi çevirmiş, ing. bilmeyenler okuyup espriyi anlayıp gülsün diye.
Bilgisayarla uğraşanların muhakeme yeteneği gelişmiştir ki zaten öyle olmak zorundadır ama demek ki bazı istisnalar olabiliyor.
26 Haziran 2006 23:57
Bence istisnaların kimelr olduğu belli. mesaj yazamayım dedim dedim ama yazıları okumadan, rastgele yorum yapan arkadaşlar;
“Aslında anlamayanların İngilizce bilmeyenler olacağını düşünerek yazmadım. Sizin için Türkçesini de yazayım:
“Dünyada sadece 10 çeşit insan vardır: İkili sistemi (binary) anlayanlar, ve anlamayanlar.”
bu mesaj sonrasında yazdım ben mesajı ve hala baltalamasına cevap yazıyorsunuz, istisna olduğunuz belli ediyorsunuz.
Bide kalkmış tüm pcnet okurları binary bilir gibi laf etmişsiniz. Kendi kendinizle çelişiyorsunuz ve durduk yere boş sözler söylüyorsunuz.
27 Haziran 2006 00:08
Bana öyle geliyor ki herkes bütün yazıları okumuş ve senin dışındaki pek çok kişiyi espriyi pek güzel anlamış. Anlamayıp da “bunlar yanlış açıklamış yahu” diyen tek kişi sensin.
Artık cevap yazma istersen. Ben de yazmıyordum ama durumu tam olarak kavrayıp yukarıda mesaj yazmış olan arkadaşları onaylamak istedim.
27 Haziran 2006 11:02
ben msn spaces yapmak istiyorum yarrdımcı olursanız çok ama çok sevinirim
27 Haziran 2006 15:46
Evet haklısın.
O yüzden “Aslında anlamayanların İngilizce bilmeyenler olacağını düşünerek yazmadım.” demiş ve durduk yere PcNet’e birşey sölediğimi iddaa edip dergim hakkında şaçma sapan şeyler söylemişsin.
27 Haziran 2006 20:07
bir espri ve bir sürü yorum. dergilerin birbirine çamur atması veya bir derginin editörünün o dergiyi okuyan herkesin ikili sayı sistemini bilmesini beklemesi berbat birşey. zaten pcnet i okumak için sadece okuma bilmek ve birazda teknolojiye meraklı olmak yetiyor. binary de neymiş. ben o kadar sayınızı almıştım. hiç ikili sisteme okudum konularda ihtiyaç duymadım.
27 Haziran 2006 20:56
Ali, aynı şeyi tekrarlayıp duruyorsunuz. Oysaki ben o cümlenin ne anlama geldiğini izah etmiştim. Tekrar edeyim: O cümle 1. yorumun yanıtıdır ve farklı anlamlara gelebilecek bir cümledir. Şöyle demek lazım ki siz de anlayabilesiniz: “O cümleyi, İngilizce bilmeyenlerin anlamayacağını düşünerek değil binary bilmeyenlerin anlamayacağını düşünerek yazdım.”
Şimdi siz de anladınız mı?
Daha önce de espriyi yanlış açıkladığımı iddia ediyordunuz. Herhalde espriyi hiçbir zaman açıklamadığımı (hala açıklamadım) fark edince başka iddialara geçme gereği duydunuz.
Buraya geliş nedeniniz zaten “ben kimim” sayfamı çalmak değil miydi? Bazı cümleleri değiştirmeyi unutmuşsunuz! Sizin ne gibi vasıflara sahip olduğunuz ortada. Başka bir derginin editörünün kişisel tanıtım yazısını çalıyorsunuz, içeriğini değiştiriyorsunuz, hatta bazı cümleleri değiştirmeye bile gerek duymuyorsunuz. Sonra da gelip aynı editörün blog’unda -üstelik de hatalı- yorum yapıyorsunuz! Ayıp değil mi?
27 Haziran 2006 21:25
Ali Valla helal ya pekbir kaypak gördüm seni
biraz araştırdıktan sonra o süper çalıntı siteni buldum :))) ya bişey sorucam sende hiç yazı yazacak beyyin yok sanırım niye diyeceksin varsa bu maxcoder’in sitesinin yazılarını niye aldın demekkü üretim sıfır beyyin sıfır biraz var ama kuşunki kadar :)) yazarken bazı kısımları unutmuşun sanırım o sıradada kuşun aklına gelebilecek şekilde yazmışsın böylece değişmiş olmuş birazcık yazı e bravo valla şahane ilk defa beyyinsiz bir dergi editörü görüyorum :))) hırsız ali hırsız ali :))) ali veli 49 elli :)))
27 Haziran 2006 21:49
bakın önce terbiyeli olacaksızın edebinizle konuşacaksınız.
sonrada durduk yere başka iddaalara geçen sizsiniz ve bana başka idaalara geçtin diyorsunuz. Durduk yere lafı başka yeridnen anlayıp yok dergiye çamur atmışsın falan diye ben demedim.Hem burdaki herkes binary bilio diyorsunuz hemde böyle şaçma bir açıklama yapıyorsunuz mantıklımı yani bu??
Ayrıca Sayın Fatih Bey kaypak, beyinsiz diğer ihtamlar size yakışmış doğrusu. Ben burdan birşey çalmadım, burayıda tesadüf eseri buldum bu konuda bir belge yada benzeri birşey varsa elinizde ona göre konuşursunuz yoksa bu laflar karşısında ve “beyinsiz bir dergi editörü” lafından sonra hakkınızda iyi şeyler olacağını söylemeyemiyeceğim.
Kısaca kalitenizi belli etmişsiniz ve durduk yere laf söylemişsiniz.
Hem bu espriyi ingilizce bilmediğinizden değil binary bilmediğinzden anlamadyısanız açıklayım demişsiniz. (Binary bilmediğinden açıklıyorsan biinary haliyle değil normal haliyle açıklarsın.)
Bende bu mesajdan sonra yazdım zaten emsajımı ve bencede gayert anlamlı bir mesaj olmuş. Hem herkesi küçük düşürmeye çalışıp laf söylemişsiniz hemden burdaki herkes binary bilir demişsiniz gene şaçmalamışsınız yani bi dediğiniz diğerini tutmuyor.
Hemde ben herhangi bir dergi ile ilgili birşey demeden dergi hakkında ve dergiyi okuyanlar hakkında böyle böyle demiş diye laf söylemişsiniz aslı ve astarı yok. hemde siz söylemişsiniz. hemde bunlardan sonra başka iddaalara geçtin demişsiniz ben hala aynı şeyi yani ilk emsajı savunuyorum siz başka konulara geçip yok dergiye laf ettin falan gibi şaçma şeyler söyleyip yandaş arama çalışmasına girmişsiniz.
Ayrıca burayı okuyan ve bana beyinsiz diyen arkadaşalr bence kendinize aynada bi bakın çünkü okudğunuzu anlamamışsınız ve şimdide buraydan birşeyler çalmakla şuçlamışsınız.
eğer burdan bişey çalsaydım takma bir adla vs site adresimi yazmadan mesaj atardım daha ilk mesajımda site adresim var.
fakat bu konuda ağır ve klavye delikanlığı yapan mesajlar gelmeye devam ederse, bu sayfayının direk çıktısnı alıp avukatıma vereceğim o zaman görülecektir kim haklı kim haksız.
27 Haziran 2006 22:01
Avukatınıza kendi sitenizdeki “ben kimim” sayfasıyla burada “ben kimim” sayfasının adreslerini verin, karşılaştırsın. Hem adınız sanınız belli, hem de utanmadan burada tartıştığınız kişinin yazısını çalıyorsunuz!
Bundan sonra size cevap vermeyeceğim. Bu durumu önceden fark etmiş olsaydım zaten hiçbir zaman cevap verme zahmetinde bulunmazdım.
27 Haziran 2006 22:06
tamam en kısa zamanda vereyim eğer isterseniz benim için pek bir sorun ama sadece bu sayfaları değil durduk yere iftira atıp sonra yok sen atmışsın dediğiniz mesajları ve sitedeki tüm mesajların bir çıktısını verebilirim. ben size ben kimim sayfasını okuyup ne iş yaptığımı öğrenebileceğinizi yaklaşık 10 mesaj önce söylemiştim ve siz şimdi farkettim demişsiniz. bence haklı çıkabilmek için bir yeni iftira daha nasılki ben PcNet hakkında birşey söylemeden sizin herkese hakaret etmiş deyip Byte hakkında atıp tutmanız gibi..
29 Haziran 2006 17:37
Brawo demek istiyorum, ufacık bir Binary meselesini nerelere getirdiniz.
Hakan-b :
“Şimdi ilk birkaç yorumu tekrar okudumda dünyada 10 çeşit insan vardır demek sonrada 2 kategoriye indirmek zaten saçmalık olmuş. maxcoder arkadaşım ilk hatanı orada yapmışsın. Ali arkadaşımız hatanı düzeltme iyiliğini yapmış ama sen onu da anlamak istememişsin.”
Yazının içeriğinde bir yanlışlık yok, sizinde bildiğiniz gibi binary ikili sayma sistemi demek. bilgisayarların dili 1-0 sitemi içerdiği için, “10 çeçit” bunun geyiği oluyor.
Bu geyiğin orjinali ve daha fazlası
http://stu.inonu.edu.tr/~matematik/geyik.php
Maxcoder ve ali arkadaşlarada şunu söyleyebilirim, Şu üç kuruşluk dünyada insanların birbirlerini kırmasına hiç gerek yok, yıllar sonrası bu tür tartışmalara bakıp insan gülüyor, gerçekten böyle bir tartışmamı yapmıştım diyor
Nacizene tavsiyem birbirinizden (haklı olduğunuzu düşünseniz dahi) özür dileyin ve mesele kapansın
her ikinizede yakışan budur……saygılar
29 Haziran 2006 23:36
Öncelikle “ali” adlı arkadaşın hukuki iddialarına bakarsak; internet yoluyla, hakaret gibi şefere karşı işlenen şuçlarda mağdur sıfatıyla hareket eden şahsın çıktıyı alıp yetkili makamlara teslim etmesi bir kanıt teşkil etmez. Yetkili mahkemeye gelince, yine internet yoluyla işlenen şerefe karşı suçlarda suçun işlendiği yer olarak web sayfasının bulunduğu server’ın olduğu ülke kabul edilir. Kaldı ki olayda da Selim Şumlu’nun ifadelerinde hakaret içeren bir anlam sözkonusu değildir. İsnad edilen sözlerin hedefi açık olmadığından dolayı size tavsiyem bu konu için boşuna uğraşıp kazanamayacağınız bir davada mahkeme masraflarını ödemek zorunda kalmayın.
17 Temmuz 2006 23:07
Yazdiklarimi okuyan okumayan, begenen begenmeyen, firsat bulup goz gezdiren, vakti tutup degerlendiren tum sorfculere saygilarimi sunuyorum.
Oncelikle sunu belirtmek istiyorum. Binary sistem ya da degil. Burda insan kendi sistemini bilmeli ona sahip olmali. Daha sonra baska sistemler kendiliginden gelir. Uzucu olan kisimdir ki, kibir insani ne hallere/boyutlara getiriyor.
Haddime dusmeyerek bir iki yorum da ben eklemek isterim.
Sizin blog’unuzu daha düşük seviyeli insanlar takip ediyorsa bir açıklama yapmanız gerekir elbette.
gönderen: MaXCoDeR 11 Haziran 2006 - 12:21
+1 kibir, buyuklenme, kendini diger insanlardan farkli gorme durtusu.
Benim anladığım kadarıyla sizin ne ThinkGeek’ten haberiniz var (bu sitenin ziyaretçisi binary sistemi bilmeyecek öyle mi?), ne PCnet’ten haberiniz var (Türkiye’nin en çok satan bilgisayar dergisini ikili sistemi bilmeden mi çıkaracağız?) ne de benden haberiniz var (Google Türkçe çevirmeni basit bir cümleyi Türkçeyi çeviremeyecek mi sanıyorsunuz?).
gönderen: MaXCoDeR 11 Haziran 2006 - 12:21
+3 kibir ve sadece mevki kibiri, bilgiye dayali aksam goremiyorum. Sadece yer saglamlastirmak icin soylenmis sozler. Ama boyle olursa, koltuklar yerinden gittigi zaman elde ayakta ne kalir ki
Kendim için kızmıyorum, yanlış anlaşılmasın, okurlarımı salak yerine koyduğun için kızıyorum.
gönderen: MaXCoDeR 11 Haziran 2006 - 12:21
From TDK dictionary :
Salak (*isim) - ‘Giyinişinden, konuşma ve davranışlarından’ seviyesiz, dengesiz ve saf olduğu anlaşılan kimse.
Burda ne giyinis ne de davranis adina gercek bir sey gorunmuyor. Malum sanal ortam.
Oyle ki, okurlariniz kendilerini bu tarz kucuk seyler adina, o dediginiz kelime yerine koyabiliyorsa. Eyvah!
Burada ismini anmayacağımız bir dergide konuk editörsün sanırım, ve 3-5 tane satan o derginin binary bilmeyen okurlarının seviyesine bakarak PCnet okurlarını yargılama cüretinde bulunuyorsun. Ben sana gerçeği söyleyeyim, her PCnet okuru binary okuyacak ve bu espriyi anlayacak kadar bilgi sahibidir.
gönderen: MaXCoDeR 11 Haziran 2006 - 12:21
Hakaret iceren sozler ve mekan sahibinden misafire ki Turk kulturunde bu tarz seyler barinmaz, cok aci hakaretler. Hem de Tanri misafirine, Yazik.
Soru: 83′ten 7′yi kaç kez çıkarabilirsiniz ve sonuçta kaç kalır?
Cevap:İstediğim kadar çıkarabilirim. Sonuçta hep 76 kalır
Soru:Kareleri hareket etmekten koruyan nedir? Cevap:Karekökleri
gönderen: kadir 11 Haziran 2006 - 14:58
Hayir efendim, istedigin kadar degil, sadece nefesinin yettigi kadar sayabilirsin. O kadar!
Ayrica senin ismin kadir olamaz, Abdulkadir olabilir.
Kadir Allah’in en guzel isimlerinden sadece biridir.
Hic bir insan bu ismi kullanmamali. Hele de musluman bir turk asla.
son olarak tartımayı başlatan arkadaşa söylemek istitorum, eğer yapılan espiriyi beğenmediyseniz daha iyisini kendi bloğunuzda yapın ama lütfen yapılan espirinin güzelliğine gülün başka şeylere değil
gönderen: MaXCoDeR 11 Haziran 2006 - 12:21
Kimse kimsenin esprisine gulmek zorunda mi sizce. Totaliter bir acidan bakiyorsunuz. Ama saygi duymali mi. Karsinizdakinin kisilik haklarina ve zihni haklarina mudehalede bulunmadiginiz surece;
Herkes size saygi duymak zorunda pek tabi.
Bence sağda solda ben şuyum ben buyum diye hava atacağına açıp 8086/8088 yada Von Neumann mimarisini falan öğren o zaman komplekslerinden kurtulup herkesle, her platformda ve açık açık, dürüst bir şekilde tartışabilecek cesareti kendinde bulursun umarım.
gönderen: ali 11 Haziran 2006 - 19:04
Turkiye’de malesef komplike dijital/elektronik kart ureten tek bir fabrika bulunmuyor. Uretilenler basit yapili bir kac devreden otesi degil bildigim kadariyle?
Ayrica siz 8086 islemcisinin mimari ozelliklerini ya da herhangi bir islemcinin mimari ozelliklerini hic bir esasa bakmadan sayabilir misiniz? Once kendimizi sorgulamaliyiz bence?
Google’ı Türkçeye çevirmen bana senin ingilizce bildiğini gösterir başka birşey ifade etmez.
gönderen: ali 11 Haziran 2006 - 19:04
Bilginin bir guc olarak kullanilmasi, kaldi ki bu isi kisinin kendi sahsini yukseltmek icin yapmis olmasina atilan bir ok. Bence cok dogru bir elestiri.
Ayrıca bir konu daha varki bu bence sorunun başlangıçı sayılabilir, hem buraya gelen herkes binary’i biliyor diyorsunuz, hemde mesajı anlayamadıysanız üzülmeyin diyorsunuz.
gönderen: ali 11 Haziran 2006 - 19:04
Binary’yi kim bilmiski. En alta nacizane yazmaya calisacagim.
Ben aslında o yazıyı yazan kişiye herkes anglosakson dili (ingilazca! oluyor) bilmek zorunda değil. Bir şey varsa Türkçesini yaz da bizde anlayalım demek istemiştim. Ama aradan geçen 11 günde ne tartışmalar yaşanmış. Hayal bile edemezdim. Neyse ben elektrik teknikeri bir bilgisayarcıyım. Hayatımın yarısı zaten bin., hex., dec., oct. sayı sistemleri ile uğraşarak geçti ama ben yabancı dil olarak Alamanca öğrendim. Ve kendimi bildim bileli ingilazcaya! kıl kapmışımdır.
Kusura bakmayın ingilazca! deyip duruyorum. Aslında onun çok güzel bir anısı var bende. Ama anlatması çok uzun sürer (zaten bu yazıyı okuyanları da ilgilendirmez).
gönderen: hakan-b 21 Haziran 2006 - 19:00
Bizi ilgilendirmiyorsa konuyu acmana ne hacet? Anlatma o zaman.
Ali Valla helal ya pekbir kaypak gördüm seni
biraz araştırdıktan sonra o süper çalıntı siteni buldum
)) ya bişey sorucam sende hiç yazı yazacak beyyin yok sanırım niye diyeceksin varsa bu maxcoder’in sitesinin yazılarını niye aldın demekkü üretim sıfır beyyin sıfır biraz var ama kuşunki kadar
) yazarken bazı kısımları unutmuşun sanırım o sıradada kuşun aklına gelebilecek şekilde yazmışsın böylece değişmiş olmuş birazcık yazı e bravo valla şahane ilk defa beyyinsiz bir dergi editörü görüyorum
)) hırsız ali hırsız ali
)) ali veli 49 elli
))
gönderen: Fatih Aggez 27 Haziran 2006 - 21:25
Yorumsuz.
Binary sisteme gelince, Binary, kullandigimiz alfabe Turkce’de, ikili olarak adlandirilan bu matematiksel terim, bilindigi uzere 1 ve 0 rakamlarinin kok bazli kullanimindan olusur. Kaldi ki Taban aritmetigi, nam-i diger ikili sistem konusunun ogretimi, ilkogretim okullarina kadar inmis durumda. Konumuz bu degil.
Eger bilgisayar bilimlerinden bahsediyorsak, ikili sayi sistemini bir kenara koyalim. Assembler konusunu ele almak gerek ki, bu bambaska bir dunya.
Burada yazmakla zaman kaybedecek insanlarin(ben de dahil tabi ki :)) assembler ile ilgili bir tek calismasinin oldugunu zannetmiyorum.(varsa soyleyin lutfen) Hal boyleyken, ikili sistemin temel alan esyalarin, tum elektronik esyalar oldugu da bilinirken,(mini bilgisayar barindiranlari saymiyorum, sadece basit devreli) bilgisayar bilimleri adina ikili sistem lakirtisi yapmanin anlami yok bence.
Ben kimmiyim, Allah’in bir kulu sadece.
Buraya tesadufen ugradim. Bir kac seyler de ben yazayim dedim. Ama gordum ki elestiri yapmak ve elestiriye ugramak bile buralarda korkutuyor insanlari. Tek buna uzuldum malesef. Halbuki elestirerek insan dogrulari bulabilir diye dusunuyorum.
Dedigim gibi begenen begenmeyen herkesin, kucuklerimin gozlerinden, buyuklerimin ellerinden operim.
21 Ağustos 2006 10:54
Merhaba..
Aslında yorum yazmayacaktım yazayım dedim..
Öncelikle:
MaXCoDeR’ın yaptığı espiri bana hoş geldi..Niye yanlış anlaşıldı bilemiyorum.Sonra MaXCoDeR’la atışan editöre şunu sormak lazım:
http://yazilimci.org/ sitesinin teması kime ait biliyor mu acaba?
Ben söyliyeyim PCnet editörü Hakan Demiray’ın kendi blogu için yaptığı tema..
Sitesindeki Ben Kimim bölümü kime ait onu biliyordur.
MaXCoDeR’ın Ben Kimim bölümünün aynısı..
Şimdi bu dergi editörü bu şekilde PCnetten yararlanıyorsa bence o dergiye taş atmamalı…Bunu yapıyorsa kim bilir belki PCnet dergi içeriğinden de faydalanıyordur..
Ve son olarak bu dergi atışmalarndan millete fenalık geldi onu da söylemek isterim…Rekabet bence etik olarak olmalı…
Birbirine hakaret boyutuna ulaşmamalı..
Saygılar..
Kolay gelsin..
2 Eylül 2006 10:18
Bir yanlış var ortada Mr_Hammer o tema hakan Demiray’a ait değil bu 1 Alex Allied’e ait. Diğer taraftan Hakan Demiray Editör değil Konuk Yazar.
Selim Sana da hiç yakıştıramadım konuyu dergilerle veyahut kullanıcılarla bağdaştırman herkesin seviyesine senin inmemen gerekirdi. Her yaptığını da burada söylemen ne kadar doğru tartışılır. Ali zaten Allah’a emanet adam sırf laf olsun diye gelmiş yazmış sanırım gereksiz ve saçma blog adresi ile uğraşmayı bırakıp burada kendine bir popülerite bir ün arayışı içerisine girmiş tartışmadaki konu biri olarak.
Sen seni kıskananlara yada seni anlamayanlara cevap verme fikrimce. Seni anlayan zaten okurların. Okumak istemeyen beğenmeyen ve konuları yanlış boyutlara taşımak isteyen varsa çıksın gitsin başka adrese. Ama sende her yaptığını bir bir burada anlatma.
Byte ve Pcnet yada Chip olsun benim icin hicbir farkınız yok. Ali sende windows’a eşitlemişin bazı şeyleri sen hangi linux dağıtımı kullanıyorsun merak ettim ? Linux XP ? Neyse yazık olmuş boşu boşuna linux veya işletim sistemlerini katmışsınız.
@ali
Köpek bile kendine ekmek veren kapının önünde havlamaz. Nereden biliyorsun dersen çok köpek yetiştirdim oradan biliyorum. Umarım dediğimi anlamışsındır. Seviye arıyorsan da gayet seviyeli bir biçimde konuşmaya çalışmışlar seninle sen kendini aşmışsın.
Neyse fazla konuştum. İyi çalışmalar
13 Eylül 2006 19:41
bakın bişey söyliyim bilmeyen arkadaşlatr öğrensin o kadar zor bişi değil aslında
10 binary sistemde “2″ oluyor.
” 10 types of people ” 2 çeşit insan demek oluyor…
vaybe nası konuya açıklık getirdim ama ehehe.
herkese kolay gelsin…
26 Şubat 2007 01:04
calm down people
O kadar büyütülecek bir şey değil kavga etmeye ne gerek var
28 Mayıs 2007 08:22
Ben her iki dergiyi de takip ediyorum. Bu t-shirt de yazan binary esprisini daha önce görmüştüm ve IRC ortamında paylaştım. Herkes ne anladığını dile getirdi fakat hepimiz gülüp geçtik. Zevkle okuduğum dergilerin yazarlarının bunun anlamını keşfetmeye çalışmak gibi eften püften bir sebep için mızmızlanmasına tanık olmak beni üzdü. Keşke daha farklı, yaratıcı, yapıcı şeyler çıksaydı.
28 Ağustos 2007 00:16
Selam millet. http://www.delphiturkiye sitesinde dolaşırken “Dünyada 10 çeşit insan vardır, binary bilenler ve bilmeyenler” deyimiyle karşılaştım. Bakalım diğer siteler ne demişler diye google da bir araa yaptım. Sonuçlardan birisi de buraya yönlendirdi. Maşallah iyi döktürmüşsünüz. Ama boş döktürmüşsünüz.
Benim nacizane kanım.
1. Eğer birisi fikrini belirtiyorsa onun eleştirisini (eleştiri kelimesinin sadece olusuz anlam teşkil etmediğini bilerek) yapmak gerekir ki doğruya ulaşılsın…
Eleştiri yaparken de iki konuya dikkat edilmelidir ki.
1-a ) Olaya vakıf olan kişi eleştiriyi saygı çerçevesinde yapmalı.
1-b ) Kenarından köşesinde tutan kişi de eleştiriden ziyade mütevazi bir şekilde sorularına cevap aramalı.
2. Özellikle bilişim sektöründe tam olarak bir birliktelik sağlayamıyoruz. Bir araya gelip bilgilerimizi paylaşarak teknoloji satın almak yerine teknoloji üretmemiz gerekirken, (afedersiniz) sidik yarıştırmanın; ne sidiği en uzağa gidene faydası vardır ne de izleyenlere.
3. Yukarıdaki yorumların çoğunda ben, sen; benim işyerim, senin işyerin diye ben tabanlı bir tartışma olmuş. Ve herkes mercisin, lakabını, icraatını filan yazmış. Şimdi bu arkadaşlardan kimisi bir kaç iş yapmış ve karşılığını almış ama yaptığı işte kullandığı tekniklerin bir kısmını kendi yolunda ilerleyen kardeşleriyle paylaşmaktan uzak kalmış ise bununla övünmek ne fayda!!! Bazıları da paylaşımcı olup diğer kardeşlerinin ufkunu genişletip yollarındaki engelleri kaldırmış ise ne mutlu O’na ve elbette kendisin övmesine gerek yoktur ve övme ihtiyacı da hissetmez bilakis bundan tiksinir.
4. Yaklaşık 8 yıldır programcılıkla uğraşıyorum, çok uzun bir zaman değil ama kısa bir zaman da değil. Şu geçen süre içerisinde sadece kodlarla ve sanal kişilerle uğraşmadım. Gerçek insanlarla kimi zaman yanyana kimi zaman karşı karşıya çeşitli etkinliklerde bulundum. Bu mücadele dolu süreç içerisinde, ben şunu yaptım ben bunu yaprtım diye kendiini yere göğe sığdıramayan insanların bir Allah’ın kulunun da gerçekten diş doldurur bir icraat yaptığını görmedim.
Gene buna mukabil gerçekten emek ve hizmet insanı olan bir Allah’ın kulunun da çıkıp sağda solda şunu yaptım bunu yaptım dediğini de (yaptıkları işleri saygıyla takip ederken) duymuş değilim.
5. Bazen düşünüyorum gerek sanal alemde, gerek ise gerçek dünyada aşağılık veya aptal veya insan sarrafı olmaktan uzak vb. bir tek kişi ben miyim? ki muhatablarıma diğer kişiler gibi; direk eleştiriye girme, ya da O’nu (sen nesin ki?, Sen ne biliyorsun ki?,ben şöyle şöyle yaptım sen ne yaptın, senden adam çıkmaz) gibi tabirlere maruz bırakma hakkını kendimde göremiyorum.
Ya da sizler ne kadar; badire atlatmış, hayatın çemberinden geçmiş, tecrübeli, kendini bilen insanlarsınız ki; Karşınızdaki insanlar hakkında kanıya varıp dilediğiniz gibi davranma hakkını görebiliyor, ve saygı, düşünceli davranma karşılıklı iletişimde birşeyler alıp birşeyler verebilme gayesinden uzak hoyratça davranışlarda bulunabilme hakkını kendinizde bulabiliyorsunuz.
6. Kendinizie bir sorun.
* Şimdiye kadar forumda dolaşan kişiler;
-kaç tane soruya cevap verip kaç tane soruna çözüm oldunuz?
-Kaç kez çalışma yapıp da bu çalışmanızı sizin gibi öğrenmenin mücadelesini veren insanların daha hızlı ilerleyebilmesi için paylaşıma açtınız.
-Yayımlanmış bir döküman, örnek, bilgi ya da çlışmayı geliştirip aynı dökümana devam olarak kaç kez paylaşıma sundunuz
-Aynı konuyu (gelir elde etme amacıyla elinden daha fazlası gelmediği için )pişirip pişirip piyasaya sürenlerin, yeni girişimleri yıkıcı şekilde eleştiri bombardımanına tutanların aksine kaç kere denenmemişleri deneyim Milletimizin hizmetine sundunuz ve bu yöndeki gelişşmleri desteklediniz.
* Sosyal ilişkilerinizde
- Kaç tartışmanızda her iki taraf da bildiklerinden daha iisine erişmenin verdiği mutluluğa erişebildi. Yoksa tüm tartışma, oturum vb. etkinlikleriniz şu kazandı bu kaybetti diyaloğuyla mı geçti.
- Hiç birisinden özür dilerken aynı zamanda kendinizi iyi hissetiğiniz oldu mu? Yoksa özür dilerken aynı zamanda içinizden bin türlü kahır bela mı okudnuz sürekli.
- Mütevazi olmak deyimini enine boyuna oturup düşündünüz mü hiç.
- Paylaşmak, koşulsuz yardım etmek her zaman yardım etmek, kötülük görse de yardım etmek siin için bir erdem midir yoksa enayilik mi?
- Peki sizi hiddetlendiren ya da kendini bilmez bir şekilde konuşan birisine ne yapma gerekir.
> Ona haddini bildirmek mi
> Konuşmaya bile değmez diyip geçmek mi
> Ortamın gereksinimine göre (para, bilgi, zeka, akıl, güç vb) onu ezmek mi
> Yoksa Taif de Resulullah’ın (S.A.V) de dediği gibi onlar ( ya da O) bilmiyor O’na güzeli öğretmek lazım demek mi.
Bi düşünün, iyilik kötülük, efendilik,densizlik, alçaklık, yükseklik, Alim ya da Cahil olma, Sakin ya da kızgın olma bunlar birer değişkendir. Ve etrafında toğplandığı şey ise tektir “İnsan” !!!
Önceki mesajlarda kimi kızmış kimi üstünlüğü(?) ile ezmeye çalışmış, kimisi daha da hırçınlaşmış.
Sonuç???.
Kimse bu kadar yazılmış yazıdan birşey alabilmiş mi peki.
Lütfen beyninizi metaryalist düşüncelerden sıyırıp tabiri caiz se işlemcinizin bir kısmını sürekli insana yönelik davranışları geliştirmeye ayırın. Bunu yapabilirseniz hayat felsefenizin, davranış biçiminizin, iletişiminizin değişmesine ve gelişmesine paralel olarak öğrenebilme ve üretebilme yetilerinizinde ilerlemesini hayretler içerisinde izleme mutluluğuna erişebileceksiniz ve çevrenizi de daha yaşanabilir bir hale getirerek bu güzelliğin meyvelerini onlara dağıtabileceksiniz.
böylece günlük hayatınızıda sıkça kullandığınız kelimelerin anlamlarını hissedebileceksiniz.
Saygılarımla.
24 Mart 2008 20:49
ağlamak istiyorum
24 Mart 2008 20:49
püüüüüü
31 Temmuz 2008 22:39
Selim şumlu’yu hep takdir etmişimdir web yazılıma girmeme sebep olan kişidir kendisi.Bu yüzden kendisine eğer görürse bir teşekkür etmek isterim.Ama bazı maillere neden cevap verdi anlamadım.Zaten okurların çoğu ilk dergi alışlarında birkaç dergi alıp daha sonra teke düşürüyorlar.Buna en güzel örnek benim diyebilirim.Kendisini zaten kanıtlamış bir insan.Fazla büyütülmüş bence.Saygılar